Güney Kore, Güneydoğu Asya’da sosyal medya üzerinden yayılan “Kore’yi boykot et” çağrılarının ardından bölgedeki kültürel nüfuzunun ne denli sağlam olduğunu yeniden değerlendiriyor. Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, olumsuz algının sosyal medyanın ötesine geçme ihtimaline karşı durumun yakından takip edildiğini belirtti.
The Korea Times’ın haberine göre ASEAN işlerinden sorumlu yetkili, yetkililerin Kore karşıtı duyarlılığın işaretlerini, özellikle de Malezya’daki bir K-pop konserinin ardından gündem olan “SEAblings” adlı çevrimiçi hashtag’i izlediğini doğruladı.
Tartışma Nasıl Başladı?
Olayın fitilini, Güney Koreli grup DAY6‘nın 31 Ocak’ta Kuala Lumpur’da verdiği konser yaktı. Koreli fan site fotoğrafçıları, mekânın yasakladığı yüksek çözünürlüklü kameralar getirmekle suçlandı. Yerel hayranlar, fotoğrafçıların mekân kurallarını çiğnediğini ve görüş açılarını engellediğini ileri sürerek video ve ekran görüntüleri paylaştı.
Başlangıçta bir konser görgü kuralları meselesi olarak gündemde yer bulan tartışma, kısa sürede ağır çevrimiçi atışmalara dönüştü. Bazı Koreli kullanıcıların Güneydoğu Asyalıları ve ülkelerini aşağıladığı ileri sürüldü. Buna tepki olarak Güneydoğu Asyalı kullanıcılar, bölgesel dayanışmayı simgeleyen “SEAblings” hashtag’iyle bu paylaşımları yaymaya başladı; bir kesim ise Kore ürünlerine ve kültürel içeriklerine yönelik boykot çağrısında bulundu.
Seul Durumu Ciddiye Alıyor
Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, 26 Şubat’ta yaptığı açıklamada hareketin “sakinleşme” belirtileri gösterse de Seul’ün meseleyi hâlâ ciddi bir konu olarak değerlendirdiğini vurguladı. Yetkililer, Kore karşıtı duyarlılığın ne ölçüde yayıldığını ölçmek amacıyla Malezya, Endonezya ve diğer Güneydoğu Asya dillerindeki çevrimiçi söylemin takibini yoğunlaştırdı.

Tepkiler ilk dalgayı önemli ölçüde aşmamış olsa da yetkililer, belirli bir olayın önceden var olan şikayetlerle kesiştiğinde hayal kırıklıklarının ne denli hızlı alevlenebileceğine dikkat çekti. “Kore kültürü küresel ölçekte daha fazla öne çıktıkça tepki ihtimalini tamamen göz ardı edemeyiz” diyen yetkili, konunun önemini bir kez daha vurguladı.
Benzer çevrimiçi anlaşmazlıklar son yıllarda da yaşanmıştı; göç meseleleri, havalimanı çatışmaları ve Tayland, Filipinler ile Malezya vatandaşlarını içeren sosyal medya tartışmaları bunların başında geliyor. Gözlemciler, bu eğilimlerin yalnızca kısa vadeli kriz müdahalesiyle yetinmek yerine ASEAN ilişkilerinde sistematik bir risk yönetimi anlayışına duyulan ihtiyacı gözler önüne serdiğini belirtiyor.
ASEAN İlişkilerinin Önemi
Yetkililer, ASEAN’ın Güney Kore’nin en büyük üç ticaret ortağından biri olmaya devam ettiğini ve uzun vadeli iyi niyetin korunmasının bu nedenle büyük önem taşıdığını vurguladı. ASEAN-Korea ROUND müzik festivali ve gençlik spor değişim programları gibi girişimler, karşılıklı anlayışı güçlendirmeye ve geçici çevrimiçi anlaşmazlıkların daha geniş ikili ilişkilerin önüne geçmesini engellemeye yönelik çabalar arasında gösteriliyor.
“Ekonomik Temelli Irkçılık” İddiası
Güney Kore’de yaşayan bazı Güneydoğu Asyalılar, son tepkilerin tek bir konser anlaşmazlığının çok ötesine geçtiğini savunuyor. Kimliğini açıklamak istemeyen Filipinli bir sakin, çevrimiçi öfkenin kısmen birikmiş ayrımcılık deneyimlerinden beslendiğini öne sürdü.

Bu görüşe göre hiyerarşiye ve ekonomik statüye büyük önem veren Kore toplumunda bazı bireylerin, özellikle göçmen işçiler olmak üzere Güneydoğu Asyalılara karşı örtük önyargılar beslediği ileri sürülüyor. Söz konusu sakin bunu “ekonomik temelli irkçılık” olarak nitelendirerek Güneydoğu Asyalıların zaman zaman daha düşük bir sosyal tabakada konumlandırıldığını iddia etti.
Sakin, konser tartışmasının bu derin hayal kırıklıklarını yüzeye taşıyan bir kıvılcım işlevi gördüğünü düşünüyor. Pek çok Güneydoğu Asyalı hayran, K-pop’un uluslararası alanda ana akıma girmesinden çok önce bu müzik türünü coşkuyla desteklemiş ve yabancı dillerde içerikler üretmiş olarak küresel başarıya önemli katkılar sunduğunu hissediyor. Buna karşın katkılarının her zaman eşit bir saygıyla karşılık bulmadığını düşünenler de var.
Öte yandan tüm Güneydoğu Asyalı sesler boykot çağrılarını anlamlı bulmuyor. Vietnamlı bir sakin, olayı “basit bir mesele” olarak nitelendirdi ve Vietnamlı topluluklar arasında Güney Kore’ye karşı örgütlü bir hareketin varlığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını vurguladı.
Korea Foundation da Süreci İzliyor
Görüş ayrılıklarına karşın Güney Kore yetkilileri durumu hafife almıyor. Dışişleri Bakanlığı’nın yanı sıra Korea Foundation gibi kamu diplomasisi kuruluşları da kamuoyu duyarlılığını yakından takip ediyor.

Vakıf yetkilisi, Güney Kore’nin küresel itibarı güçlendikçe eleştirel bakış açılarının da çoğaldığını kabul etti. “Bir kamu diplomasisi kuruluşu olarak ülkemize ilişkin olumlu algıları güçlendirmek amacıyla her ülkenin Kore’ye özgü bakış açısını göz önünde bulunduran programlar geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
Güney Kore kültürel nüfuzunu dünya genelinde genişletmeyi sürdürürken bu gelişme, yumuşak gücün ne denli etkili olursa olsun kamuoyu algısına ve kültürlerarası gerilimlere karşı hassasiyetini koruduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak: The Korea Times
Güney Kore’de sanat hayatı başta olmak üzere, makale türüne girebilecek her içerik bu kategoride.





