Erkek Başrolleri Kıskançlıktan Yanan 6 Kore Dizisini Sizler İçin Derledik
Kore dizilerinde öyle bir erkek başrol tipi var ki, aşık olmakla yetinmiyor, adeta alev alıyor. Sevgilisinin bir başka erkeğe gülümsemesi, eski bir aşkın ortaya çıkması ya da fazla samimi bir iş arkadaşı yeterli oluyor; birden kapı eşiğinde somurtan, köşeye çekilip küsen ya da rakibiyle kapışmaya hazır bir hale bürünüyorlar.
Normalde sevimli durmaması gereken bu tavır, izleyicide her seferinde tam tersi bir etki yaratıyor. Kıskançlık krizleri geçirseler de bu erkek karakterler duygularını hiç saklamıyor ve sevdikleri kadına adeta tapıyorlar.
İşte kıskançlığı bir onur nişanı gibi taşıyan altı Kore dizisi. Her birinin kendine has bir kıskançlık tarzı olması da bu listeyi bu kadar eğlenceli kılan şey.
“Strong Woman Do Bong Soon”
Bir oyun şirketinin CEO’su olan Ahn Min Hyuk’u (Park Hyung Sik) canlandıran karakter, olağanüstü güce sahip Do Bong Soon‘u (Park Bo Young) korumasına alıyor. Dizinin geri kalanında, özellikle Bong Soon’un çocukluk arkadaşı dedektif Guk Doo‘ya (Ji Soo) göz ucuyla bile bakan hiçbir erkeğe tahammül edemiyor. Min Hyuk’u suçlamamak lazım aslında, çünkü Bong Soon’a aşık ama Bong Soon’un da gönlünde biraz Guk Doo var.
Kıskançlığı yüksek sesli, ufak tefek şeylere takılan ve sürekli ama komik bir şekilde işleniyor, bu yüzden de tam anlamıyla işe yarıyor. Romantik komedi kimyasını, Park Bo Young‘un komedi zamanlamasını ve Park Hyung Sik‘in huysuz, somurtkan çekiciliğini izlemek için tercih edebilirsiniz.

“Heirs”
Kim Tan‘ı (Lee Min Ho) canlandıran karakter, tam anlamıyla sahiplenici bir chaebol varisi. Her şeye sahip ama aslında sevgiye aç, yalnız bir genç adam. Kaliforniya’da Cha Eun Sang‘la (Park Shin Hye) tanışınca işler değişiyor. Seul’e döndüğünde ise Eun Sang’ın sadece ailesinin hizmetçisinin kızı olmadığını, aynı zamanda kendi evinde yaşadığını ve aynı okula gittiğini öğreniyor.
İlk aşk elbette kolay değil; en yakın arkadaşıyken aşk rakibine dönüşen Choi Young Do‘yla (Kim Woo Bin) Eun Sang üzerinden yaşadığı rekabet, dizinin gerilimini büyük ölçüde besliyor. İki erkek başrol, bir kız ve sürekli “ona kim daha yakın duracak” mücadelesiyle bu dizi gençlik dramının doruk noktası. Lise saraylılarını konu alan melodramı ve tabii ki Lee Min Ho‘nun o karizmasını izlemek isteyenler için biçilmiş kaftan.

“What’s Wrong With Secretary Kim”
Başarılı bir aile şirketinin zeki ama bir o kadar da kendini beğenmiş genel müdür yardımcısı Lee Young Joon‘u (Park Seo Joon) canlandıran karakter, verimli sekreteri Kim Mi So‘ya (Park Min Young) aşık oluyor. Dokuz yıldan fazladır kendisi için çalışan Mi So işi bırakmaya karar verince önce onu vazgeçirmeye çalışıyor, sonra da fark ediyor ki ona sadece profesyonel olarak değil, duygusal olarak da bağlı.
Ofis aşkları çiçek açtıkça, Young Joon’un Mi So’nun zamanını başka biriyle paylaşmasına duyduğu kıskançlık, dizinin en komik yan unsurlarından biri haline geliyor. Abartılı, kendinin farkında ve gerçekten çok komik. Park Seo Joon‘un kusursuz sakin suratlı oyunculuğunu ve Kore dizilerinin en iyi romantik komedi senaryolarından birini izlemek için tercih edilebilir.

“Don’t Dare to Dream”
“Jealousy Incarnate” adıyla da bilinen bu dizi, kıskançlığı doğrudan isminde taşıyor, yani saklamaya çalışmıyor bile. Hava durumu sunucusu Pyo Na Ri‘yi (Kong Hyo Jin) canlandıran karakter, kendini zengin genç chaebol varisi Jung Won (Ko Kyung Pyo) ile yıldız spiker Hwa Shin (Cho Jung Seok) arasında sıkışmış buluyor. En yakın arkadaş olan Jung Won ile Hwa Shin’in garip bir şekilde aynı kadına aşık olma alışkanlığı var, ama bu sefer işler biraz farklı gelişiyor.
Sahiplenicilik ve kıskançlık zirveye ulaştıkça, arka planda ilerleyen bir hastalık hikayesi komediye beklenmedik bir duygusal derinlik katıyor. Hem çok komik hem de çok içten olan dizi, romantik rekabeti en büyük gücüne dönüştürüyor. Sürükleyici haber odası atmosferini, Cho Jung Seok‘un mükemmel komedi zamanlamasını ve gerçekten tahmin edilemez bir aşk üçgenini izlemek için tercih edilebilir.

“The Legend of the Blue Sea”
Dolandırıcı Heo Joon Jae‘yi (Lee Min Ho) canlandıran karakter, insan sosyal normlarından tamamen habersiz deniz kızı Shim Cheong‘a (Jun Ji Hyun) aşık oluyor. Bu da demek oluyor ki ona masumca yaklaşan her erkek onu tam anlamıyla kıskançlık krizine sokuyor. Bir de geçmiş yaşamdan gelen ve aşkla kıskançlığın bir zamanlar trajediyle sonuçlandığı bir bağ eklenince, duygusal gerilim alışılmış romantik komedi yanlış anlaşılmalarının çok ötesine geçiyor.
Lee Min Ho, kıskanç, somurtkan aşık tiplemesini büyük bir rahatlıkla canlandırıyor ve Joon Jae’nin sahipleniciliğini hem eğlenceli hem sevimli hem de bayıltıcı hale getiriyor. Nefes kesen fantastik dünya kurgusunu, başrollerin parlayan kimyasını ve Lee Min Ho‘nun en sevilen romantik performanslarından birini izlemek için tercih edilebilir.

“Secret Garden”
Bir mağaza zincirinin başkanı Kim Joo Won‘u (Hyun Bin) canlandıran karakter; yakışıklı, zengin ve karizmasıyla buna denk bir kişiliğe sahip. Kibirli ve fazlasıyla kontrolcü bir karakter. Ancak dublör Gil Ra Im‘le (Ha Ji Won) karşılaşınca dengini buluyor. Joo Won’un küçümseyici tavrı yüzünden sürekli çekişip duruyorlar, ama bir beden değiştirme olayı onu, başka erkekler devreye girdiğinde ne kadar sahiplenici biri olduğuyla yüzleşmeye zorluyor.
Bu dizinin türünün kilit yapıtlarından biri sayılmasının nedeni de bu. Beden değiştirme komedisini, Hyun Bin‘in kibirliden sadık sevgiliye geçişini ve tabii ki onunla Ha Ji Won arasındaki muhteşem kimyayı izlemek için tercih edilebilir.

Kaynak: soompi